İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 187

hadîsine mazhar olan ve ekser tarîklerin reisleri bulunan büyük zatlar, âl hakkındaki bu daimî duanın makbuliyetinin meyveleri olduklarını gösterir.

İkinci Cihet: Bu tarzdaki salavatın vech-i tahsisi ve hikmeti ise: İnsanın en mükemmeli ve en nuranisi olan enbiya ve evliya kafile-i kübrasının açtıkları yolda ve şaşırmaları mümkün olmayan o cemaat-i uzmaya o sırat-ı müstakimde iltihak ve refakat ettiğini tahattur etmekle, şübehat-ı şeytaniyeden kurtulacağını; ve bu kafilenin bu kâinat sahibinin en mükemmel masnuu ve makbul dostları olduklarına şahit, daima mu’cizeler ile onlara muavenet-i gaybiye gelmesi ve muarızlarına her vakit musibet-i semaviye inmesi olduğunu; ve Fatiha’da صِرَاطَ الَّذٖينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ o kafile-i nuraniyeye baktığı gibi غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالّٖينَ muarızlarına baktığını, parlak bir surette gösterir.

Üçüncü Cihet: Verilmesi vaad olunan Makam-ı Mahmud gibi bir şeyin mükerreren dua ile istenilmesi ise: İstenilen Makam-ı Mahmud olduğuna göre o bir uç olup onun istenilmesiyle âlem-i beka ve haşirden sonra cennet gibi mühim şeylerin verilmesine sebep olduğunu; ve o beka âleminin gelmesiyle haşr-i ekberde Muhammed aleyhissalâtü vesselâma verilecek Makam-ı Mahmud’un umum ümmete şefaat-i kübra olacağına bir işaret ve bir müjde olduğunu; ve Muhammed aleyhissalâtü vesselâm ümmetinin saadetiyle pek alâkadar olduğundan ümmetinin salavat ve rahmet dualarına çok ihtiyaç gösterdiğini, parlak bir surette beyan eder. Bu risale ehl-i imanın müttaki kısmına mi’rac-ı asgar olan namazda, Cenab-ı Hakk’a yakışır bir tarzı gösterdiğinden her vakit mütalaa edip o tarzı bulmaya gayret etmeleri lâzım olduğunu bildirir büyük bir hazine-i esrardır.

Küçük Ali