İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 172

Üçüncü fıkrada, unsurlar sair müştemilatıyla ve küre-i arz umum mahlukatıyla ve teferruatıyla…

Dördüncü fıkrada, edille-i sâbıka gibi denizler, nehirler, pınarlar maruf-u biküll-i ihsan olan Vâcibü’l-vücud, Vâhid-i Ehad’e delâlet ettiğini…

Beşinci fıkrada, geçen şehadat gibi dağlar zelzele tesiratından zeminin muhafaza ve sükûnetine ve içindeki inkılabat fırtınalarından selâmetine ve denizlerin istilasından halâsına, hem havanın muzır gazlardan tasaffisine ve suların iddiharına ve zîhayatlara lâzım maddelerin hazinedarlığına ettiği hizmetler ve hikmetler ile Vâcibü’l-vücud’un vücuduna ve vahdetine şehadet ettiğini…

Altıncı fıkrada, geçen deliller gibi zemindeki ağaçların ve nebatatın yapraklar, çiçekler ve meyvelerin cezbedarane hareket-i zikriyeleri ve kemal-i suhuletle giydirilen cihazat ve ziynetleri, bilbedahe vücub-u vücud ve vahdet-i Bâri’ye delâlet ettiğini…

Yedinci fıkrada, keza zîruhun ve hususan nev-i beşerin cisimlerinde mevcud ve muntazam saatler ve makineler gibi işleyen ve işlettirilen dâhilî ve haricî aza ve cevarih ve bilhassa havass-ı hamse-i zahire gibi kemal-i faaliyetle iş gören duygularıyla, vahdaniyeti ispat ettiğini…

Sekizinci fıkrada, kâinatın hülâsası olan insan ve insanın zübdesi olan enbiya ve evliya ve asfiyanın hülâsaları olan kalplerinin ve akıllarının müşahedat ve keşfiyat ve ilhamat ve istihracatıyla yüzler icma ve tevatür kuvvetinde ve kat’iyetinde vücub-u vücud ve vahdet-i İlahiyeye şehadet ettiklerini kemal-i vuzuh ile beyan ve tehaccür etmiş kalpleri ıslah, hem Cenab-ı Kibriya’ya münâcat olan şu yekta ravza-i hakikat, hâtime-i tazarru ve niyazını şöyle bağlar ki:

Yâ Rab ve yâ Rabbe’s-semavati ve’l-arz! Yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı külli şey! Gökleri yıldızlarla, zemini müştemilatıyla, umum mahlukatı bütün keyfiyatıyla halk ve inşa ve ibda ve teshir eden kudretinin, iradetinin, hikmetinin, hâkimiyetinin, rahmetinin hakkı için nefsimi bana teshir eyle, âmin! Matlubumu musahhar kıl, âmin! Kur’an’a, imana hizmet için insanların kalplerini Risale-i Nur’a musahhar yap, âmin! Hem bana hem ihvanıma iman-ı kâmil ver, âmin! Ve hüsn-ü hâtime nasib et, âmin! Ve Hazret-i Musa’ya (as) denizi ve Hazret-i İbrahim’e (as) ateşi ve Hazret-i Davud’a (as) dağ