İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 171

Bu babda diyebilirim ki: Siracünnur’un her biri mahbubiyette tufuliyetini, faaliyet ve cevvaliyette şebabiyetini, kuvve-i tesiriye icra ve infaz cihetinde şeyhuhetini mana-yı tammıyla eda ve îfa eder. Nazirsiz bir güldür, Furkan’ın bağından gelmiş bir bülbüldür.

M. Sabri

رَحْمَةُ اللهِ عَلَيْهِ

ÜÇÜNCÜ ŞUÂ:

Cenab-ı Hakk’a ilmelyakîn ve hattâ aynelyakîn derecesinde iktisab-ı marifet ederek ubudiyetin كَمَا هِىَ حَقِّهَا iktiza ettiği acz ve fakr-ı tammı izhar ederek dergâh-ı İlahiyeye iltica ve huzur-u Rahman’a takarrüb gibi mezaya-yı insaniyeyi bihakkın talim ve dünya ve mâfîhaya mâlik ve kenz-i mahfîye mutasarrıf olan Ekrem-i Enbiya aleyhi ekmelü’t-tahaya Efendimizin münâcatından ve Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın tesbih ve tahmid ve sena ve duaya münhasır yedi yüz adet âyâtından me’huz, nazirsiz şu münâcatın memba-ı manevîsi başta hilkat-i âlem hakkında âyât-ı adîdeden bir âyet-i celile, sâniyen Cevşenü’l-Kebir’in bin bir esmasından hilkat-i mevcudat ile münasebettar birkaç ukdelerinden, sâlisen “İlim şehrinin kapısı” tabir-i senaiye-i Nebeviyesine bihakkın mazhar İmam-ı Ali kerremallahu vechehu ve radıyallahu anhın ecram-ı semaviye ve mevcudat-ı arziye ile vücub-u vücud-u Vâhid-i Ehad’i ispat ettiği muhteşem bir hitabeyi mukteda-bih ittihaz ederek mevzu ve gaye-i maksadı o kadar ta’mik ve tevsi eder ki, bu hakaike ait takdirat ancak müellifinin lisan ve kalemine menut ve mütevakkıf olup yalnız mükerreren sâdır olan emre mutavaat niyet ü kasdıyla şürû’ edilen şu fihristte deriz:

Birinci fıkrada, semavattaki deveran ve bu kesret içindeki acib sükûnetle kemal-i faaliyet Mabud-u bi’l-Hak olan Vâcibü’l-vücud, Vâhid-i Ehad’e delâlet ettiğini…

İkinci fıkrada, fezanın bulut, şimşek, yıldırım, rüzgâr, yağmurlarla faaliyet ve icraat-ı hayret-fezası yine mezkûr-u biküll-i lisan olan Vâcibü’l-vücud, Vâhid-i Ehad’e dâll bulunduğunu…