İçeriğe atla
Zülfikar
Zülfikar’ın Hâtimesi · Sayfa 437

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Aziz Kardeşlerim!

Bu Hizb-i Nurî’nin benim şahsıma ait pek büyük bir keramet-i maneviyesi var. Şimdi beyan etmek zamanı geldi:

Yirmi üç sene evvel, Eski Said Yeni Said’e inkılab ettiği zaman, tefekkür mesleğinde gittiği için تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ sırrını aradım. Her bir iki senede o sır, ya Arabî ya Türkçe bir risaleyi netice verip suret değiştiriyordu. Arabî Katre Risalesi’nden tâ Âyetü’l-Kübra Risalesi’ne kadar, o hakikat devam edip suretler değiştirerek tâ Hizbü’l-Ekber-i Nurî suret-i daimesine girdi.

Yirmi seneden beridir ki ne vakit sıkılsam ve fikir ve kalbe yorgunluk ve usanç gelse bu hizbin bir kısmını mütefekkirane okumuş isem, o sıkıntıyı ve usanç ve yorgunluğu izale ediyordu.

Hattâ bilâ-istisna, her gece sabaha yakın dört beş saat meşguliyetten gelen usanç ve yorgunluk, o hizbin altısından birisini okumakla hiçbir eseri kalmadığı bin defa tekerrür etmiş. Evet şimdi de devam ediyor.

Said Nursî

***