ya menfî veya müsbettir. Menfîye kapılan, harf gibi دَلَّ عَلٰى مَعْنًى فٖى نَفْسِ غَيْرِهٖ yahut
لَا يَدُلُّ عَلٰى مَعْنًى فٖى نَفْسِهٖ tarif edilir. Demek bütün harekâtı, bizzat haric hesabına geçer. Çünkü iradesi hükümsüzdür. Hulus-u niyeti fayda vermez. Bâhusus menfî iki cihet-i zaafla, haric cereyanın kuvvetine bir âlet-i lâya’kıl olur.
Diğer müsbet cereyan ise ki dâhilden muvafık şeklini giyer. İsim gibi دَلَّ عَلٰى مَعْنًى فٖى نَفْسِهٖ dir. Hareketi kendinedir. Tebeî haricedir. Lâzım-ı mezhep, mezhep olmadığından belki muahez değil. Bâhusus iki cihetle kuvveti, haric cereyanın müsbet ve zaafına inzimam etse harici kendine âlet-i lâyeş’ur edebilir.
Dediler:
— Dinsizliği görmüyorsun, meydan alıyor. Din namına meydana çıkmak lâzım.
— Evet, lâzımdır. Fakat kat’î bir şart ile ki muharrik aşk-ı İslâmiyet ve hamiyet-i diniye olmalı. Eğer muharrik veya müreccih, siyasetçilik veya tarafgirlik ise tehlikedir. Birincisi