— Musibetzede mükâfat ister. Ya âmir-i hatadarın hasenatı verilecektir (o ise hiç hükmünde) veya hazine-i gayb verecektir. Hazine-i gaybda böyle işlerdeki mükâfatı ise derece-i şehadet ve gaziliktir.
Baktım meclis istihsan etti. Heyecanımdan uyandım. Terli, el pençe yatakta oturmuş kendimi buldum. Gece böyle geçti.
Aynı gün pür-ümit, başka ve dünyevî bir meclise gittim. (*) Dünyevîler dediler:
— Neden geldin geleli siyasete karışmıyorsun?
Dedim: اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَالسِّيَاسَةِ
Evet İstanbul siyaseti, İspanyol gibi bir hastalıktır. Fikri hezeyanlaştırır. Biz müteharrik-i bizzat değiliz. Bi’l-vasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz. O tenvim ile telkin eder. Biz kendimizden hayal edip esammane tahribimizde eser-i telkini icra ederiz. Mademki menba Avrupa’dadır. Gelen cereyan
___
* Bu muhavere itilafçı perdesi altında İngiliz’in ifsad siyaseti komitesinin hesabına çalışan ve şimdiki lâdinî hali ve vaziyeti ihzar eden adamlara ve onlara aldanan müptedilere karşıdır.