İçeriğe atla
Sirâcünnur
On İkinci Şuâ · Sayfa 250

bi’l-ittifak, hakkımızda verdiği kararda: “Said’in ve Risale-i Nur şakirdlerinin yazılarında dini, mukaddesatı âlet edip devletin emniyetini ihlâle teşvik veya bir cemiyet kurmak ve hükûmete karşı bir sû-i maksadı bulunmak kasdında olduğunu gösterir bir sarahat ve emare olmadığını ve Said’in şakirdleri, muhaberelerinde hükûmete karşı kötü bir kasd beslemek ve bir cemiyet kurmak veya tarîkat gütmek fikriyle hareket etmedikleri anlaşılmaktadır.” diye müttefikan karar vermişler.

Hem ehl-i vukuf “Said Nursî’nin yüzde doksan risalesi hem samimi hem hasbî hem ilim ve hakikat ve din esaslarından hiçbir cihetle ayrılmamışlar; bunlarda dini âlet etmek veya cemiyet teşkil etmekle emniyeti ihlâl hareketinin bulunmadığı sarîhtir. Şakirdlerin birbiriyle ve Said Nursî’yle muhabere mektubları da bu nevidendirler. Beş on mahrem ve şekvalı ve gayr-ı ilmî olan risalelerden başka bütün risaleleri her biri bir âyetin tefsiri ve bir hadîs-i şerifin hakikati namına yazılmışlardır. Din, iman, Allah, peygamber, âhiret akidelerini ve ibarelerini açıkça anlatmak için temsiller ile yazılmış ve ilmî görüşleri ve ihtiyarlara ve gençlere ahlâkî öğütler ve hayat tecrübesinden alınmış ibretli vak’aları ve faydalı menkıbeleri ihtiva eden mevcudun yüzde doksanını teşkil eden risalelerdir. Hükûmete ve idareye ve asayişe ilişecek hiçbir ciheti yoktur.” diye müttefikan karar vermişlerdir.

İşte makam-ı iddia, bu yüksek ehl-i vukufun raporuna bakmayarak eski ve müşevveş ve nâkıs rapora binaen acib tarzlarda bizi ittiham etmesinden hakikaten fevka’l-had müteessir bulunmaktayız. Bu insaflı mahkemenin müsellem insaflarına elbette yakıştırmayız.

Hattâ temsilde hata olmasın bir Bektaşî’ye: “Ne için namaz kılmıyorsun?” demişler. O da: “Kur’an’da لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ var.” demiş. Ona demişler: “Bunun arkasını, yani وَاَنْتُمْ سُكَارٰى yı da oku.” denildiğinde “Ben hâfız değilim.” demiş olması kabîlinden, Risale-i Nur’un bir cümlesini tutup o cümleyi ta’dil ve neticeyi beyan eden âhirini almayarak aleyhimizde verilmektedir. Takdim edeceğim müdafaanamemde, o iddianameye karşı mukayese edildiğinde bunun otuz kırk misali görülecektir. Bu numunelerden latîf bir vakıayı beyan ediyorum: