İçeriğe atla
Sirâcünnur
On İkinci Şuâ · Sayfa 249

31 Mayıs 944 Çarşamba günü mahkemede bir saat devam eden müddeiumumun okuduğu iddianamesine karşı, iki dakikada hazırlanan ve okunan bir mukabeledir:

Efendiler! Yirmi sene bir mazlumiyet hayatında, yüz kitaplarında en mahrem mektub ve risalelerinde, asabiyetle bi’l-iltizam onu mahkûm etmek fikriyle yalnız sekiz dokuz sehivli bahanelerden başka bulmamaları gösteriyor ki Risale-i Nur mahkûm olamaz. Kim var ki yirmi sene mazlumiyet hayatında bin yanlışı olmasın? Bu mahkeme yalnız bu hazır zamanı değil belki iki istikbalin dehşetli tenkit ve itirazlarını nazara almalı, öylece muhakeme etsin.

***

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Reis Beyefendi!

Ankara makamatına ve reis-i cumhura istida suretinde gönderdiğim müdafaanamemi ve Başvekaletin de bunu ehemmiyetle kabul ettiklerini gösteren cevabî mektubunu rabten sunuyorum, takdim ederim. Makam-ı iddianın aleyhimizde beyan ettiği asılsız, ittihamkârane evhamın kat’î cevapları bu müdafaatımda vardır. Sair yerlerin garazkârane ve sathî zabıtnamelerine bina edilen buranın ehl-i vukuf raporunda hilaf-ı vaki ve mantıksız çok sözler vardır ki onlara karşı da bu itiraznamem takdim edilmişti. Ezcümle:

Size evvelce arz ettiğim gibi Eskişehir Mahkemesine, 163’üncü madde ile beni mahkûm etmek istedikleri zaman demiştim: Hükûmet-i Cumhuriyenin iki yüz mebusu içinde aynı rakam 163 mebusun imzalarıyla Van’daki dârülfünunuma (medreseme) yüz elli bin banknot tahsisat kabul etmeleri ve onun ile hükûmet-i Cumhuriyenin bana karşı teveccühü, bu 163’üncü maddeyi hakkımda hükümden ıskat ediyor, dediğim halde o ehl-i vukuf “163 mebus Said aleyhinde takibat yapmışlar.” diye tahrif etmiş.

İşte makam-ı iddia da bu ehl-i vukufun böyle bütün bütün asılsız ittihamlarına binaen bizi mes’ul tutuyor. Halbuki meclisinizin kararıyla, en yüksek heyet-i ilmiye ve fenniyenin tetkikine ve tahkikine havale edilen Risale-i Nur’un bütün eczaları tetkikten sonra