İçeriğe atla
Sirâcünnur
On İkinci Şuâ · Sayfa 194

denilmez. Madem Eskişehir Mahkemesi, mahrem ve gayr-ı mahrem yüz risaleleri dört ay tetkikten sonra yalnız bir iki risalede hafif bir cezaya temas edecek bir iki maddeden başka bulmamış ve biz dahi o cezayı muzaaf bir surette çektik.

Ve madem bir sene evvel Risale-i Nur’un bütün eczaları Isparta hükûmetinin eline geçti. Birkaç ay tahkikten sonra, sahiplerine aynen iade edilmiş.

Ve madem cezadan sonra Kastamonu’da sekiz sene zarfında şiddetli taharriyatta zabıtayı ve adliyeyi alâkadar edecek bir tereşşuh bulunmamış.

Ve madem bu son taharride, hiç bulunmayacak ve neşredilmeyecek bir tarzda kaç sene evvel odun yığınları altında saklanmış olduğu ­göründü, heyet-i zabıtaca tahakkuk etti.

Ve madem Kastamonu’da polis müdürü ve adliyesi o saklanmış zararsız kitaplarımı bana iade etmek üzere kat’î söz verdikleri halde, ikinci gün birden Isparta’dan tevkif emri geldiğinden, daha o emanetlerimi almadan sevk edildim.

Elbette ve elbette bu mezkûr beş hakikate binaen, Denizli Adliyesi ve müddeiumumîsi benim çok ehemmiyetli bu hukukumu nazar-ı dikkate almaları, vazifelerinin muktezasıdır. Ve hukuk-u umumiyeyi müdafaa eden müddeiumumîden, Risale-i Nur münasebetiyle ehemmiyetli bir hukuk-u âmme hükmüne geçen bu şahsî hukukumu da müdafaa edeceğine ümitvarım, bekliyorum.

Yirmi iki seneden beri hayat-ı içtimaiyeden çekilen ve şimdiki kanunları ve tarz-ı müdafaayı bilmeyen ve Eskişehir Mahkemesinde cerh edilmez yüz sahifelik müdafaatını, bu yeni mahkemeye karşı da aynen takdim eden ve o zamana kadarki kusurlarının cezasını çeken ve ondan sonra Kastamonu’da mütemadiyen tarassud altında ve haps-i münferid tarzında yaşayan Yeni Said, sükûtla sözü Eski Said’e bırakıyor. O da diyor ki:

Yeni Said dünyadan yüzünü çevirdiği için ehl-i dünya ile konuşmayı, müdafaatı; mecburiyet-i kat’iye olmadan yapmıyor ve lüzum görmüyor. Fakat bu meselede çok masum rençber adamlar bize az bir münasebetle tevkif edilerek iş zamanında, çoluk çocuklarına nafaka tedarik edemediklerinden, şiddetle rikkatime dokundu. Derinden derine beni ağlattırdı. Kasem ederim, eğer mümkün olsa idi