C- Eğer hedef-i maksadı, İslâm’ın ziya-yı kalp ve nur-u fikriyle ittihat ve mesleği muhabbet ve şiarı terk-i iltizam-ı nefis ve meşrebi mahviyet ve tarîkatı hamiyet-i İslâmiye olsa kabildir ki bir mürşid ve hakiki şeyh olsun.
Lâkin eğer mesleği tenkis-i gayr ile meziyetini izhar ve husumet-i gayr ile muhabbetini telkin ve inşikak-ı asâyı istilzam eden hiss-i taraftarlık ve meyelan-ı gıybeti intac eden kendine muhabbeti, başkasına olan husumete mütevakkıf gösterilse o bir müteşeyyih-i müteevviğdir, bir zi’b-i mütegannimdir. Din ile dünyanın saydına gider. Ya bir lezzet-i menhuse veya bir içtihad-ı hata onu aldatmış, o da kendisini iyi zannedip büyük meşayihe ve zevat-ı mübarekeye sû-i zan yolunu açmıştır!
S- Sözlerin iyi fakat dinleyen nerede? Meslek âlî, ittiba edenler aşağıdır.
Cevap:
اِنَّمَا الْاَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ
مَا لَا يُدْرَكُ كُلُّهُ لَا يُتْرَكُ كُلُّهُ
اَلْمَلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهَوٰى
وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى