teşekkülüne, bazı bid’atkâr müteşeyyihler sebebiyet vermiştir.
S- Nasıl birbiriyle ittihat ve ittifak edecekler? Halbuki bazıları bazılarını münkirdir. Onların düsturlarındandır ki münkir ile muhabbet belki ünsiyet dahi haramdır. İnkâr meselesi mühimdir?
C- Öyleyse size şöyle bir hitap etmek hakkımdır:
Ey divaneler! İşitmediniz mi, anlamamış mısınız ki اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ bir namus-u İlahîdir. Veya körleşmiş misiniz ki görmüyor musunuz ki
لَا يُؤْمِنُ اَحَدُكُمْ حَتّٰى يُحِبَّ لِاَخٖيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهٖ
bir düstur-u Nebevîdir. Acaba şu sıdk ve kizb mabeyninde mütereddid olan inkâr meselesi, nasıl oldu şu iki esas-ı azîm ve metine nâsih olabildi? Bu inkâr meselesi doğru olsun, Allah’ın kelâmı değil ki mensuh olmasın. İşte zaman onu nesheder. Zararı faydasına galebesi, neshine fetva verir. Mensuh ile amel caiz değildir.