deyip Ebubekir ve Ömer kendinden sonraya kalacaklar hem halife olacaklar hem mükemmel bir surette ve rıza-i İlahî ve marzî-i Nebevî dairesinde hareket edecekler. Hem Ebubekir az kalacak, Ömer çok kalacak ve pek çok fütuhat yapacak.
Hem ferman etmiş ki:
زُوِيَتْ لِىَ الْاَرْضُ فَاُرٖيتُ مَشَارِقَهَا وَمَغَارِبَهَا
وَسَيَبْلُغُ مُلْكُ اُمَّتٖى مَا زُوِىَ لٖى مِنْهَا
deyip “Şarktan garba kadar benim ümmetimin eline geçecektir. Hiçbir ümmet, o kadar mülk zapt etmemiş.” Haber verdiği gibi çıkmış.
Hem –nakl-i sahih-i kat’î ile– Gazâ-i Bedir’den evvel ferman etmiş:
هٰذَا مَصْرَعُ اَبٖى جَهْلٍ، هٰذَا مَصْرَعُ عُتْبَةَ،
هٰذَا مَصْرَعُ اُمَيَّةَ، هٰذَا مَصْرَعُ فُلَانٍ وَفُلَانٍ
deyip müşrik Kureyş reislerinin her biri nerede katledileceğini göstermiş ve demiş: “Ben kendi elimle Übeyy İbn-i Halef’i öldüreceğim.” Haber verdiği gibi çıkmış.