İçeriğe atla
Konferans
Camiü’l-Ezhere yazılan bayram tebriğine ilâve edilen bir cevap · Sayfa 64

aklın gözünü, mahall-i nüzul-ü rahmet olan semaya dikiyor. Mesela

وَاَنْزَلْنَا الْحَدٖيدَ فٖيهِ بَاْسٌ شَدٖيدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ

âyet-i kerîmesi, demirin semadan inzalini haber veriyor. İşte münafıklar şu âyete de itiraz etmişler. “Demir yerden çıkıyor اَخْرَجْنَا demeli idi.” demişler. Risale-i Nur, müskitane cevabında:

Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan, demirdeki çok azîm ve ehemmiyetli nimet cihetini ihtar etmek için اَنْزَلْنَا demiş. Çünkü yalnız demirin zatını nazara vermiyor ki اَخْرَجْنَا desin. Belki demirdeki nimet-i azîmeyi ve nev-i beşerin ne kadar muhtaç olduğunu ihtar içindir. Nimet ciheti ise yukarı ve manen yüksek mertebelerdedir. Elbette nimet, yukarıdan aşağıyadır. Ve muhtaç olan beşerin mertebesi, aşağıdadır. Elbette in’am, ihtiyacın mâfevkindedir. Onun için nimetin rahmetten beşerin ihtiyacına imdat için gelmesinin hak tabiri “inzal”dir “ihraç” değildir. İlâ âhir diyor.

Aynen bu âyet gibi dört nehrin cennetten geldiğine dair olan hadîs-i şerif dahi mana-yı