Bidayet-i İslâm’dan beri gelen hâdisatı, zamanın şeridinde ibretle seyretmek, Nurları okumak, okutmak, yazmak suretindeki meşguliyetle hizmet-i Kur’aniye ve imaniyeyi devam ettirmek, kalbi ferahlandırmak, aramızdaki uhuvvet ve muhabbeti ziyadeleştirerek ihlasla ve tam tevekkül ve teslim içerisinde müsbet hareket ederek hizmette kusur göstermemek elzemdir. Kanaatimiz ve imanımız budur.
Hizmet… Durmadan, dinlenmeden, yılmadan hizmet… Kasırgalar, tufanlar saldırsa yine hizmet… Bu vatan ahalisinin Nurlara en az ekmek, hava ve su kadar ihtiyacı var. Sefahet ve ahlâksızlığın cemiyetimizin bünyesini bir kanser gibi kemirdiğini ve her geçen dakikanın bilhassa genç nesillerimizi uçurumlara attığını, bütün bir vatan sathına yayılmak istidadını gösteren serserilik ve anarşi tohumlarının hayatiyet ve bekamızı tehdit edecek hale geldiğini kör olanlar da gördü. Elbette Risale-i Nur’la bu müthiş yaranın tedavisine çalışılacak.
Bu can bu tende durdukça koynunda bir tarihin yattığı ve bütün bir ecdad kalbinin çarptığı bu vatanın; camiler, mescidler, türbeler kokan temiz havasını teneffüs ettikçe ebedler tarafına doğru bu manevî bayrak dalgalanacak,