S- Şimdiki şeyhlerden ne istersin?
C- Daima onların demdemelerinin mevzuu olan ihlası hem de tekke denilen manevîleşmiş kışlalarda, tarîkat denilen ruhanîleşmiş askerlikte ona murabıt oldukları cihad-ı ekberi ve terk-i iltizam-ı nefsi hem de onların şiarı olan, zühdün manası olan terk-i menafi-i şahsiyeyi hem de daima iddiasında bulundukları ve mizac-ı İslâmiyet’in mâyesi olan muhabbeti isterim… Yahut inat, gıybet ve taraftarlığı mabeynlerinden kaldırsınlar.
(Münazarat)
Eğer mesleği tenkis-i gayr ile meziyetini izhar ve husumet-i gayr ile muhabbetini telkin ve inşikak-ı asâyı istilzam eden hiss-i taraftarlık ve meyelan-ı gıybeti intac eden kendine muhabbeti, başkasına olan husumete mütevakkıf gösterilse o bir müteşeyyih-i müteevviğdir, bir zi’b-i mütegannimdir. Din ile dünyanın saydına gider. Ya bir lezzet-i menhuse veya bir içtihad-ı hata onu aldatmış, o da kendisini iyi zannedip büyük meşayihe ve zevat-ı mübarekeye sû-i zan yolunu açmıştır!
(Münazarat)
Risale-i Nur bu mübarek vatanın manevî bir halâskârı olmak cihetiyle şimdi iki dehşetli