Yol ikidir: Ya sükût etmektir. Çünkü söylenilen her sözün doğru olması lâzımdır. Veya sıdktır.
Çünkü İslâmiyet’in esası, sıdktır.
İmanın hâssası, sıdktır.
Bütün kemalâta îsal edici, sıdktır.
Ahlâk-ı âliyenin hayatı, sıdktır.
Terakkiyatın mihveri, sıdktır. Âlem-i İslâm’ın nizamı, sıdktır.
Nev-i beşeri kâbe-i kemalâta îsal eden, sıdktır.
Ashab-ı Kiram’ı bütün insanlara tefevvuk ettiren sıdktır.
Muhammed-i Hâşimî aleyhissalâtü vesselâmı meratib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran, sıdktır.
(İşaratü’l İ’caz)
S- Her şeyden evvel bize lâzım olan nedir?
C- Doğruluk.
S- Daha?
C- Yalan söylememek.
S- Sonra?
C- Sıdk, ihlas, sadakat, sebat, tesanüd.
(Münazarat)