İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 210

seyyahı hâlıkını aramak, bulmak, tanımak için kâinatın bütün envaından ve mevcudatından otuz üç yol ile ilmelyakîn ve aynelyakîn ile Âyetü’l-Kübra Risalesi’nde kat’î ve gayet parlak bürhanlarla hâlıkını bulduğu gibi, o ayn-ı hakikat ve bir temsil manasında olan seyahat-ı hayaliye ile girdiği pek çok âlemler ve tabakalardan üç tabakasının kuvve-i akliye cihetinde bir misali gayet muhtasar beyan edilmiştir.

اَللّٰهُ اَكْبَرُ cümlesinin otuz üç mertebesinden üç mertebeyi beyan eden bu gelecek Arabî fıkranın bir nevi tercümesi içinde kısa işaretler ile ulema-yı ilm-i kelâmı ve akide ulemasını pek çok meşgul eden; ilim ve irade ve kudret-i İlahiyenin, kâinattaki cilveleriyle onları aynelyakîn imanla tasdik ve onlarla Vâcibü’l-vücud’un mevcudiyetini ve vahdaniyetini bedahetle ve ilmelyakîn ile tasdik edip tam iman etmeye yol açan bu Arabî fıkradır:

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ ۞ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرٖيكٌ فِى الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبٖيرًا ۞

اَللّٰهُ اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ قُدْرَةً وَعِلْمًا اِذْ هُوَ الْعَلٖيمُ بِكُلِّ شَىْءٍ ... الخ

Emirdağ Nur Talebeleri