İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 139
On Beşinci Nükte:

Hafîz-i Zülcelal’in hıfz u himayetiyle, Risale-i Nur’un risalelerine muvafık olarak mevkuf bulunan yüz yirmi küsur Nur talebelerinin mahrem evraklarında, dâhilî ve ecnebi muhalif komitelere intisab ile medar-ı ittiham olacak mevcud bir evrak bulunmaması gayet zahir bir himaye-i Rabbaniye ve bir muhafaza-i İlahiye ve İmam-ı Ali ve Gavs-ı A’zam radıyallahu anhüma gibi zatların Risale-i Nur’a ait keramet-i gaybiyelerini cidden teyid eden bir sıyanet-i Rahmaniye olduğunu ve bu büyük nimete karşı tahdis-i nimet yerinde hakikat yoluna hayatımızı feda ve vakfetmemiz lâzımgeldiğini beyan eden ve her şeyde rahmetin izini, yüzünü, özünü görmeye çalışmaya teşvik eden beliğ bir nüktedir.

On Altıncı Nükte:

Risale-i Nur talebelerinin hapishane sıkıntısından dolayı birbirlerinin galiz sözlerine tahammülü tavsiye eder.

On Yedinci Nükte:

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا... اَخَذْنَاهُمْ âyeti ehl-i isyan hakkında nâzil olduğu halde, bir işaretle de Risale-i Nur şakirdleri müteaddid ve müessir ve kuvvetli verilen ders-i ihlasta nisyan edip ayrı ayrı hatalarda bulunmalarından اَخَذْنَاهُمْ ’ün cifrî tarihiyle bin üç yüz elli ikide aynı tarihte tutturulmaları ve yine lillahi’l-hamd umumun elemine iştirak edip maddî ve manevî müdafaa ve yardım eden Risale-i Nur’un kudsî şahs-ı manevîsi ve sarsılmaz dehasıyla bu kaza-i İlahîden hârika bir surette kurtulmalarına işaret eder.

On Sekizinci Nükte:

Her başa gelen şeyin iki yüzü olup, biri kader-i İlahîye, diğeri insanın kesbine baktığını ve insanın kesbi zahir bir perde olup kader-i İlahî hikmet ve adalet ile mazi ve müstakbel vukuatıyla perde arkasında hükmettiğinden her şeyde dahi kader-i İlahîye rıza lâzım olduğunu tavsiye eden hikmet-nüma bir nüktedir.

On Dokuzuncu Nükte:

Kısa bir zamandaki küfre mukabil hadsiz bir cehennem nasıl adalet olur sualine, kanun-u beşerin muvazenesiyle adalet-i İlahiye