düşmanlarının fikirlerinde kuvveden fiile çıkaramadıkları en şenî niyetlerini yüzlerinde görüp onlara karşı ne derece ihtiyatlı davranmak ve her şeyde bir vech-i rahmeti ve bir cihet-i nimeti görmekle şükretmek ve her meyusiyet zamanında yeise düşmemek lâzım geldiğini tavsiye eden zahiren küçük manen çok büyük bir fıkradır.
Üçüncü Nükte:يَا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُ اِنَّ الَّذٖينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْئًا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ
âyet-i kerimesiyle Cenab-ı Hak ve Hakîm-i Mutlak ekser mahlukatının yüzlerini insanın menfaatine yarayışlı bir tarzda halk buyurduğu gibi, sineğin hilkatinde dahi o menfaatten mühimmini dercettiğini beyan ile sineğe husumet değil, bilakis muhabbet edilmesi lâzım geldiğini, her sene hilkatiyle nisyan ve gaflete düşen insanlara haşr-i ekberi, sağ ve sağlam insandan ziyade hasta ve mikroplu insanlar ile meşguliyetleriyle tabibliğini (Hâşiye16) ve yalnızlıkta ünsiyeti ve tembellikte taharet ve nezafetiyle muallimliğini ders veren sineğin insana ne kadar menfaattar olduğunu göstermekle mücerreb insana sineği sevdiren herkese lüzumlu bir nüktedir.
Dördüncü Nükte:وَاَنْزَلْنَا الْحَدٖيدَ فٖيهِ بَاْسٌ شَدٖيدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ
âyetinin اَنْزَلْنَا kelimesine gelen bir itiraza gayet müskit bir cevap ve gayet lüzumlu bir ilim ve Kur’an’ın hikmetli dersini gösteren kıymetli bir nüktedir.
______
6 Hâşiye: Şu nüktenin bir hakikatini ispat eden bir vakıa: Yakınımızda bir köyden bir kişi dağa gider. Dağda hayvanını yılan sokmasıyla hayvan şişer. Hayvanın köye gelmesi imkânsız olduğunu gören sahibi nâ-ümit olarak hayvanı bırakır, köye gelir. Ertesi gün derisini almak için gider. Hayvanı iyi olmuş bulur. Dikkat eder görür ki, hayvanın yattığı yerde sineğin bir nevi olan yeşil başlı sineklerden binler sinek cenazesi var. Ondan anlar ki, sinekler hayvanın kanını emmek ile kandaki semmi sormuşlar, hayvanı kurtarmışlar. Fakat kendileri ölmüşler.