İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 126

ve valide ve akraba gibi ihtiyarların dualarını almak, âhiretin saadetine medar olduğunu ve onlara bakanların da ileride kendi evlatlarından aynı vaziyeti göreceğini ve bakmadıkları cihetle, neticede azab-ı uhrevî olduğu gibi dünyaca da çok felaketlere maruz kaldıkları ve kalacakları vukuat ile sabit olduğunu ve akrabası olmazsa bile, yine onlara bakmak İslâmiyet’in iktizasından olduğunu gayet kat’î ispat eder.

Yirmi Beşinci Deva: Bütün hastalıkların gayet nâfi’ ve manevî bir devası ve hakiki ve kudsî bir tiryakı ise imanın inkişafı olduğunu; tövbe ve istiğfar ve namaz ve ubudiyet ile o tiryak-ı kudsî olan iman ve imandan gelen ilacın istimal edilmesi lâzım olduğunu; ehl-i gafletin zeval ve firak darbeleriyle yaralanan manevî büyük dünyalarının tedavisi, kudsî bir tiryak olan imanın şifa vermesiyle yaralardan kurtulacaklarını ve o iman ilacının tesiri ise feraizi yapmak ile olduğunu ve sefahet ve hevesat-ı nefsaniye ve lehviyat-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini men’ettiğini göze gösterip gayet kat’î bir surette izah ve ispat eder.

Hâfız Mustafa (rh)

YİRMİ ALTINCI LEM’A:

كٓهٰيٰعٓصٓ ۞ ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا ۞ اِذْ نَادٰى رَبَّهُ نِدَٓاءً خَفِيًّا ۞

قَالَ رَبِّ اِنّٖى وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّٖى وَاشْتَعَلَ الرَّاْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِيًّا

Yirmi Altıncı Lem’a, yirmi altı ricadır.

Birinci Rica: Her şeyin aslı, nuru, ziyası, menbaı, madeni, çeşmesi iman olduğunu; her şeyden evvel, o kudsî, münezzeh, muallâ nuru kazanmaya çalışmak lâzım geldiğini beyan eden kıymetli, îcazlı bir ricadır.

İkinci Rica: Hakikatte sabî hükmünde olan ihtiyarlar, ihtiyarlıkta Hâlık-ı Rahîm’e iman ve intisap ve itaatle, sabîler gibi