İçeriğe atla
Tarihçe-i Hayat
KASTAMONU HAYATI · Sayfa 296

Aziz kardeşlerim! İşte böyle bir zamanda, bu dehşetli hâdisata karşı, ihlas kuvvetinden sonra bizim en büyük kuvvetimiz; iştirak-i a’mal-i uhreviye düsturuyla kalemlerle, her biri diğerinin a’mal-i saliha defterine hasenat yazdırdıkları gibi lisanlarıyla her birinin takva kalesine ve siperine kuvvet ve imdat göndermektir.

Ve bilhassa fırtınalı tehacüme hedef olan bu âciz kardeşinize, bu mübarek şuhur-u selâsede ve eyyam-ı meşhurede yardımına koşmak, sizin gibi kahraman ve vefadar ve şefkatkârların şe’nidir. Bütün ruhumla bu imdad-ı manevîyi sizden rica ediyorum.

Ve ben dahi iman ve sadakat şartıyla, Risale-i Nur talebelerini bütün dualarıma ve manevî kazançlarıma, yirmi dört saatte, iştirak-i a’mal-i uhreviye düsturuyla, bazen yüz defadan ziyade Risale-i Nur talebeleri unvanıyla hissedar ediyorum.

“Gül” ve “Nur” ve “Mübarekler” ve “Medrese-i Nuriye” heyetleri ve ümmi ihtiyarlar ve masumlar başta olarak umum kardeşlerimize ve hemşirelerimize selâm ve selâmet ve saadetlerine dua ediyoruz.

Said Nursî

***

Cenab-ı Hakk’a yüz binler şükür olsun ki Risale-i Nur kendi kendine tevessü ediyor. Her tarafta fütuhatı var. Ehl-i dalaletin hileleri onu durdurmuyor bilakis çok dinsizler teslim-i silah ediyorlar. Hâfız Ali’nin dediği gibi korkuları pek ziyadedir. Şimdi dinsizlik taassubuyla değil, korku cihetiyle ilişiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dönecek inşâallah.

Said Nursî

***

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Hem o eski dost zata hem ehl-i dikkate ve sizlere beyan ediyorum ki:

Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın feyziyle Yeni Said, hakaik-i imaniyeye dair o derece mantıkî ve hakikatli bürhanlar zikrediyor ki değil