müsamaha var. Yani bazen hasen, ahsenden ahsendir.
S- Biri dese: “Bu hadîsi kabul etmem.” Nasıldır?
C- Bazen, adem-i kabul kabul-ü ademle iltibas olunur. Çok hatîata müncer olur. Halbuki adem-i kabul, adem-i delil-i sübut, onun delilidir. Kabul-ü adem, delil-i adem ister. Biri şek, biri inkârdır. Mesela, bir hadîsin kabulü, adem-i kabulü, kabul-ü ademi vardır.
Birincisi: Bürhanî bir cazibe ister.
İkincisi: Kaziye-i tasdikî değil belki cehildir.
Üçüncüsü: Red ve inkâr olduğundan bürhan ve ispat ister. O nefiydir. Nefiy kolayca ispat edilmez. Belki butlan-ı mana ile binefsihi müntefî olur.
S- Tenkidi nasıl görüyorsun? Hususan umûr-u diniyede.
C- Tenkidin sâiki ya nefretin teşeffisidir veya şefkatin tatminidir. Dostun veya düşmanın ayıbını görmek gibi…
Sıhhat ve fesada muhtemel bir şeyde, kabule temayül ve tercih şefkatten; redde temayül ve