İçeriğe atla
Sünuhat-Tulûat-İşârât
Tulûat · Sayfa 81

İstanbul’u düşündükçe iki karış kadar dili uzanmış, sair azası neşv ü nemadan mahrum kalmış, ihtiyar bir çocuğun timsali zihnime geliyor.

S- Anadolu aleyhinde çıkmış olan fetvaya ne dersin? (*)

C- Fetva-yı mahz değil ki i’tizar edilsin. Belki kazayı tazammun eden bir fetvadır. Çünkü fetvanın kazadan farkı; mevzuu âmmdır, gayr-ı muayyendir hem mülzim değil… Kaza ise muayyen ve mülzimdir. Şu fetva ise hem muayyendir, kim nazar etse bizzarure muradı anlar. Hem mülzim olmuştur. Çünkü avam-ı Müslimîni onlar aleyhinde sevk etmekte esbabın en âhiridir.

Mademki şu fetva, kazayı tazammun ediyor, kazada iki hasmı dinletmek zarurîdir. Anadolu da söylettirilmeliydi. Netice-i müddeiyatlarını

___

* Cây-ı dikkattir ki merkez-i Hilafet uleması ve Dârülhikmet ve zabıta-i ahlâkiye ile fuhuş, işret, kumar gibi kebairi izale değil, tevkif edemediler. Anadolu Hükûmeti’nin bir emri ile bütün işret, kumar gibi kebairler men’edildi. Demek desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizaç etmezse cumhur-u avamda müsmir olamaz.