İçeriğe atla
Sünuhat-Tulûat-İşârât
Tulûat · Sayfa 78

Bu makamda size bir temsil: Mesela, sizden yorulmuş yolcu bir adam, yalnız bir saat tenezzüh etmek üzere, gayet müzeyyen ve müzehher bir bahçeye girse (nekaisten müberra olmak, cinan-ı cennetin mahsusatından ve her kemale bir noksanı karıştırmak, şu âlem-i kevn ü fesadın mukteziyatından olmakla) şu bahçenin müteferrik köşelerinde bazı pis ve murdar şeyler bulunduğu için inhiraf-ı mizaç sevki ve emri ile yalnız o taaffünatı taharri ve o murdar şeylere idame-i nazar eder. Güya onda yalnız o var. Hülyanın hükmüyle fena hayal tevessü ederek, o bostanı bir selhhane ve mezbele suretinde gösterdiğinden midesi bulanır ve istifra eder, kemal-i nefretle kaçar.

Acaba beşerin lezzet-i hayatını gussedar eden böyle bir hayale, hikmet ve maslahat rûy-i rıza gösterebilecek midir?

Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

S- Herkes, zaman ve dehirden şikayet ediyor. Acaba Sâni’-i Zülcelal’in sanat-ı bedî’ine itiraz çıkmaz mı?

C- Hayır, aslâ. Belki manası şudur: Güya şikayetçi der ki istediğim emir ve arzu ettiğim