وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْ ۞ وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ
(*) Tarih bize gösteriyor ki İslâm ne derece dine temessük etmiş ise terakki etmiş, ne vakit dinde zaaf göstermiş ise tedenni etmiştir. Başka dinde bilakis kuvveti zamanında vahşet, zaafı zamanında temeddün hasıl olmuştur.
Cumhur-u enbiyanın şarkta bi’seti, kader-i ezelînin bir remzidir ki Şark’ın hissiyatına hâkim dindir. Bugün âlem-i İslâm’daki tezahürat da gösteriyor ki âlem-i İslâm’ı uyandıracak, şu mezelletten kurtaracak yine o histir.
Hem de sabit oldu ki bu devlet-i İslâmiyeyi bütün öldürücü müsademata rağmen, yine o his muhafaza etmiştir. Bu hususta Garp’a nisbetle ayrı bir hususiyete mâlikiz. Onlara kıyas edilemeyiz.
___
* Bidayet-i Hürriyet’te şu fikri Jön Türklere teklif ettim, kabul etmediler. On iki sene sonra tekrar teklif ettim, kabul ettiler. Lâkin meclis feshedildi. Şimdi âlem-i İslâm’ın mütemerkiz noktasına tekraren arz ediyorum.