İçeriğe atla
Sünuhat-Tulûat-İşârât
Sünuhat · Sayfa 23

وَلَا يَتَّخِذْ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ

Binler nüktesinden bir nükte: Sofiye meşrebinden kat’-ı nazar, İslâmiyet vasıtayı red, delili kabul ve vesileyi nefiy, imamı ispat eder. Başka din, vasıtayı kabul eder. Bu sırra binaendir ki Hristiyan’da servet ve rütbece yüksek olanlar, ziyade dindardır. İslâmiyet’te avam ise servet ve rütbece yüksek olanlardan ziyade dine merbuttur. Zira bir zîrütbe enaniyetli bir Hristiyan, ne derece dinde mütesallib ise o derece mevkiini muhafaza ve enaniyeti okşar, kibrinde imtiyazından fedakârlık etmez belki kazanır.

Bir Müslim ne derece dine mütemessik ise o derece kibrinden, gururundan hattâ izzet-i rütebîden fedakârlık etmek gerektir.

Öyle ise kendini havas zanneden zalimlere, mazlumîn ve avamın hücumu ile Hristiyanlık havassın tahakkümüne yardım ettiğinden parçalanabilir. İslâmiyet ise dünyevî havastan ziyade avamın malı olduğundan, esasat itibarıyla müteessir olmamak gerektir.

***