İçeriğe atla
Nur'un İlk Kapısı
Ecnebi Feylesofların Kur’an’ı tasdiklerine dair şehadetleri · Sayfa 215

Kur’an, beşeriyete İlahî bir lütuftur. Kur’an, muzaffer cumhuriyetler meydana getirmiştir

Kur’an âyetlerini nüzul tarihine göre tercüme ve tertip eden İngiltere’nin en mutaassıp papazlarından Rodwell (Radvel), şu hakikatleri itiraf ediyor:

Kur’an Arabistan’ın basit bedevîlerini öyle bir istihaleye uğratmıştır ki bunların âdeta meshur olduklarını zannedersiniz.

Hristiyanların telakkisine göre Kur’an’ın nâzil olmuş bir kitap olduğunu söyleyecek olsak bile Kur’an putperestliği imha; Allah’ın vahdaniyet akidesini tesis; cinlere, perilere, taşlara ibadeti ilga; çocukları diri diri gömmek gibi vahşi âdetleri izale; bütün hurafeleri istîsal; taaddüd-ü zevcatı tahdid ile bütün Araplar için İlahî lütuf ve nimet olmuştur.

Kur’an bütün kâinatı yaratan, gizli ve aşikâr her şeyi bilen Kādir-i Mutlak sıfatıyla Zat-ı Kibriya’yı takdis ve tebcil ettiğinden her sitayişe şâyandır.

Kur’an’ın ifadesi veciz ve mücmel olmakla beraber; en derin hakikati, en kuvvetli ve mülhem hikmeti takrir eden elfaz ile söylemiştir. Kur’an, devamlı memleketler değilse