İçeriğe atla
Nur Âleminin Bir Anahtarı
Hava unsurunun yüksek ve ehemmiyetli bir vazifesi · Sayfa 24

saraya mukabil tutsa herkes bir nevi saraya, âyinesi içinde sahip olur. Öyle de herkesin hususi bir dünyası var. Bir kısım ehl-i hakikat bu hususi dünyasını لَا مَوْجُودَ اِلَّا هُو‌ diye inkâr etmekle, terk-i mâsiva sırrıyla Cenab-ı Hakk’a karşı huzur-u daimî ve marifet-i İlahiyeyi bulur. Ve bir kısım ehl-i hakikat de yine daimî marifet ve huzuru bulmak için لَا مَشْهُودَ اِلَّا هُو‌ deyip kendi hususi dünyasını nisyan hapsine sokar, fânilik perdesini üstüne çeker; huzuru bulmakla bütün ömrünü bir nevi ibadet hükmüne getirir.

Şimdi bu zamanda Kur’an’ın i’caz-ı manevîsiyle tezahür eden

وَفٖى كُلِّ شَىْءٍ لَهُ اٰيَةٌ تَدُلُّ عَلٰى اَنَّهُ وَاحِدٌ

sırrıyla yani zerrelerden yıldızlara kadar her şeyde bir pencere-i tevhid var ve doğrudan doğruya Zat-ı Vâhid-i Ehad’i sıfâtıyla bildiren âyetleri yani delâletleri ve işaretleri var.

İşte Hüve Nüktesi’yle bu mezkûr hakikat-i kudsiyeye ve imaniyeye ve huzuriyeye icmalen