C- Bazen adâvet, şiddet-i muhabbetten gelir. Evet, nefsim için onları ne kadar severdim. Nefs-i İslâmiyet için bin derece daha ziyade onlara âşıktım.
وَلَقَدِ انْتَقَشَ فٖى سُوَيْدَاءِ قُلُوبِهِمُ الطَّاهِرَةِ الصِّبْغَةُ
(1) الرَّبَّانِيَّةُ وَفٖى خَلَدِهِمْ ضِيَاءُ الْحَقٖيقَةِ
نَدٖيمَانْ بَادَهَا خُورْدَنْد رَفْتَنْد
تَهٖى خُمْخَانَهَا كَرْدَنْدُ و رَفْتَنْد
Lâkin onların asl-ı esas-ı mesleği, kulûbün tenviri ve rabtı yani fazilet-i İslâmiye üzerine sülûk yani hamiyet-i İslâmiye ile tahattüm.. yani İslâmiyet için hayatta zühd ve ravhı terk yani ihlas için terk-i menafi-i şahsî.. Yani tesis-i muhabbet-i umumiyeye teveccüh yani ittihad-ı İslâm’a hizmet ve irşad…
فَتَاَسُّفًا قَدْ اَسَاؤُا مُتَّكِئٖينَ وَتَكَاسَلُوا
___
1 Şu üslup, bir silsilenin mübarek hırkalarının parçalarından dikilmiştir. Yani Şah-ı Nakşibend, İmam-ı Rabbanî, Hâlid Ziyaeddin, Seyyid Taha, Seyyid Sıbgatullah ve Seyda gibi evliyaya işaret var.