İçeriğe atla
Münazarat
Aşâirin Suallerine Verdiği Cevaplar · Sayfa 52

zamanın tabiatı muvafık ve mesalih-i umumiyeyi tesis eden hikmet-i İlahî razı değillerdir ki şu âlem-i imkân, Feyyaz-ı Mutlak’ın yed-i kudretinden şu ukûlümüzün hendesesiyle ve tehevvüsümüzün iştihasıyla istediğimiz semeratı koparsın. Verse de tutamaz, düşse de kaldıramaz.

Evet, bir şahsın tehevvüsü için büyük bir daire-i muhitayı hareket-i mühimmesinden durdurmaz.

S- Çok âlim ve şairler, zamanlarında büyük hâkimleri ifrat ile sena etmişler. Halbuki o hâkimlerin çoğuna müstebit nazarıyla bakıyorsun? Demek iyi etmemişler.

C-

وَلَوْلَا خِلَالُ سُنَّةِ الشِّعْرِ مَا دَرٰى

بُنَاةُ الْمَعَالٖى كَيْفَ تُبْنَى الْمَكَارِمُ

kaidesince onların niyetleri: Ümerayı seyyiattan latîf bir hile ile vazgeçirmek ve onlara hasenat arkasında müsabaka için garib bir bahşiş-i şairaneyi ortaya koymak. Lâkin o bahşiş koca bir milletin sırtından alındığından istibdatkârane hareket etmişlerdir. Demek, çendan niyette iyi etmişler lâkin amelde yanlış gitmişler.