İçeriğe atla
Münazarat
Aşâirin Suallerine Verdiği Cevaplar · Sayfa 29

S- (*) Heyhat! Bize teselli veren şu ulvi emeli yeise inkılab ettiren ve etrafımızda hayatımızı zehirlendirmek ve devletimizi parça parça etmek için ağızlarını açmış olan o müthiş yılanlara ne diyeceğiz?

C- Korkmayınız. Medeniyet, fazilet, hürriyet âlem-i insaniyette galebe çalmaya başladığından, bizzarure terazinin öteki yüzü şey’en fe-şey’en hafifleşecektir. Farz-ı muhal olarak, Allah etmesin, eğer bizi parça parça edip öldürseler emin olunuz, biz yirmi olarak öleceğiz, üç yüz olarak dirileceğiz. Başımızdan rezail ve ihtilafatın gubarını silkip hakiki münevver ve müttehid olarak kervan-ı benî-beşere pişdarlık edeceğiz. Biz, en şedid, en kavî ve en bâki hayatı intac eden öyle bir ölümden korkmayız. Biz ölsek de İslâmiyet sağ kalır. O milliyet-i kudsiye sağ olsun. (**) فَكُلُّ اٰتٍ قَرٖيبٌ

___

* Dehşetli ve hakikatli bir sual.

** Eski Said parlak bir nurun hissiyle, kuvvetli bir ümitle, tam teselli ile siyaseti İslâmiyet’e âlet etmek fikriyle, hararetle hürriyete çalışırken diğer bir hiss-i kable’l-vuku’la dehşetli dinsizce bir istibdad-ı mutlakı, kırk sekiz sene evvel bir hadîsin manasıyla geleceğini haber verdiği bir kumandanın