Er-Rum’un 3000 hem Ez-Zuhruf’un 3000 hem Sure-i Şûra’nın 3000 hem İbrahim’in 3000. Bu surelerinin 3000 hurufatına tevafuku ve 11 surenin bu üç binde birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz. Belki i’caz-ı Kur’an’ın bir şulesidir ki hurufata serpilmesidir ve yaldızlamasıdır.
Hem en kısa sure olan Sure-i Kevser’in hurufunun makam-ı ebcedîsi olan 3000 adediyle, en uzun sure olan El-Bakara’nın örfî yani kelâm hükmündeki kelimatının 3000 adedine ve Âl-i İmran’ın hakiki kelimatının 3000 adedine ve Sure-i Nisa kelimatının 3000 adedine tevafuku elbette kör tesadüfün işi değil ve rastgele ve şuursuz ve ittifakî bir vaziyet olamaz. Belki sırr-ı i’cazın bir cilvesinin şuâı ile bir intizamdır. Böyle büyük tevafukatta küçük küsurat münasebat-ı tevafukiyeyi bozmadığından nazara alınmadı.
İkinci Misal: Sure-i اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ فٖى لَيْلَةِ الْقَدْرِ in i’cazkâr bir tevafukundan bahistir. Şöyle ki: Sure-i Kadr’in 120 harfi var. Gayr-ı melfuz hemze sayılmazsa 114, suver-i Kur’aniyeye tevafukla işaret eden 114’tür. İşte bu adetle اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ kendiyle beraber 10 surenin hurufatının