قَالَ الْمَسٖيحُ اِنّٖى ذَاهِبٌ اِلٰى اَبٖى وَاَبٖيكُمْ لِيَبْعَثَ لَكُمُ الْفَارَقْلٖيطَا
Yani “Ben gidiyorum tâ size Faraklit gelsin!” Yani, Ahmed gelsin.
İncil’in ikinci bir âyeti:
اِنّٖى اَطْلُبُ مِنْ رَبّٖى فَارَقْلٖيطًا يَكُونُ مَعَكُمْ اِلَى الْاَبَدِ
Yani “Ben Rabb’imden, hakkı bâtıldan fark eden bir peygamberi istiyorum ki ebede kadar beraberinizde bulunsun.” Faraklit
اَلْفَارِقُ بَيْنَ الْحَقِّ وَالْبَاطِلِ
manasında Peygamber’in o kitaplarda ismidir.
Tevrat’ın âyeti:
اِنَّ اللّٰهَ قَالَ لِاِبْرَاهٖيمَ اِنَّ هَاجَرَ تَلِدُ وَيَكُونُ مِنْ وَلَدِهَا مَنْ يَدُهُ فَوْقَ الْجَمٖيعِ وَيَدُ الْجَمٖيعِ مَبْسُوطَةٌ اِلَيْهِ بِالْخُشُوعِ
Yani “Hazret-i İsmail’in validesi olan Hacer, evlat sahibesi olacak ve onun evladından