İçeriğe atla
Mirkatü's-Sünnet Risalesi
Kastamonu Lâhikasından Mektuplar · Sayfa 209

(Kastamonu Lâhikası’ndan)

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Bundan evvel müjdeli hatırada “Her bir hâlis ve hakiki müttaki şakird, kardeşleri adedince diller ile ibadet edip istiğfar eder.” fıkrasına, yine bir ihtar ile bu gelen cümle ilâve edilsin. Cümle de budur:

“Risale-i Nur dairesinde, sadakat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebair derecesiyle, o ulvi ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette bu büyük kazancı kaçırmamak için takvada, ihlasta, sadakatte çalışmak gerektir.”

***

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Meyusane bir hatıradan müjdeli bir ihtar:

Bugünlerde hatırıma geldi ki: Hayat-ı içtimaiyeye giren hangi şeye temas etse ekseriyetle günahlara maruz kalıyor. Her cihette günahlar serbestçe insanı sarıyorlar. Bu kadar günahlara karşı insanın hususi ibadeti, takvası nasıl mukabele edebilir? diye meyusane düşündüm.

Hayat-ı içtimaiyedeki Risale-i Nur talebelerinin vaziyetlerini tahattur ettim. Risale-i Nur