لَهُ الْمُلْكُ dür.
Bundaki uzun hüccete gayet kısa bir işaret: Evet, gözümüzle görüyoruz ki zemin yüzünü bir tarla yapıp içinde her bir baharda yüz bin nevi nebatatın tohumlarını beraber, karışık olarak o pek geniş tarlada ekiyor. Ve mahsulatlarını ayrı ayrı, hiç karıştırmayarak, şaşırmayarak kemal-i intizamla kaldırıp iki yüz bin nevi hayvanatına ondan erzak ve tayinatı, rahmet ve hikmet eliyle ihtiyaçlarına göre tevzi eden hadsiz kudret ve ilim sahibi bir mutasarrıf perde arkasında var ki bu geniş ve zengin mülkünde, hususan zemin tarlasında bu tasarrufatı yapıyor. Bu Mutasarrıf-ı Hakîm’i ve Mâlik-i Rahîm’i tanımayan; bu zemini, ahmak sofestaîler gibi mahsulatıyla inkâr etmeye mecbur olur.
Beşinci Kelime:وَلَهُ الْحَمْدُ dür.
Bundaki pek geniş hüccete gayet kısa bir işarettir: Evet, gözümüzle görüyoruz ve aklımızla bedahetle biliyoruz ki bu kâinat şehrinde