İçeriğe atla
Mesnevî-i Nuriye
KATRE · Sayfa 56

neferlere verdiği intizam vaziyetini, o neferlere verilse suhuletle yapamazlar. Demek Hâlık-ı Vâhid’e yapılan isnadda, zahiren bu’d ve garabet varsa da esbab ve kesrete edilen isnadda, muzaaf olarak müteselsil muhaller vardır. Şöyle ki:

Her bir zerrede, Vâcibü’l-vücud’un sıfatlarını farz etmek lâzım geliyor. Çünkü nakıştaki kemal, sanattaki hüsün o sıfatları ister. Hem şirketi kabul etmeyen vücub hakkında, gayr-ı mütenahî şeriklerin farzı lâzımdır. Hem her bir zerrenin, bütün zerrelere hem hâkim-i mutlak hem mahkûm-u mutlak olması lâzım geliyor. Çünkü nizam ve intizam öyle ister. Hem her bir zerrede, ihatalı bir şuur, tam bir ilim lâzımdır. Çünkü zerreler arasında tesanüd ve muvazene vardır. Bu tesanüd ve muvazene ise ilim ile olur.

İşte eşyayı esbaba isnad etmekte bu kadar muhaller vardır.

Amma sahib-i hakiki olan Vâcibü’l-vücud’a isnad edildiği vakit, o zerreler şöyle bir vaziyete girerler ki:

Şemsin cilvelerine, timsallerine, lem’alarına mazhar olan su katreleri gibi; kudret-i ezeliyenin nurani tecellisine, cilvelerine, lem’alarına o zerreler de mazhar olup sahib-i kudretin izniyle, gayr-ı mütenahî olan ilim ve iradesiyle, o zerrelerde teşekkülat ve terkibat yapılır. Binaenaleyh kudret-i ezeliyenin bir lem’ası, kudretin hâsiyetine mâlik olduğundan esbabın binler lem’asından ve esbabın sultanından daha tesirlidir. Çünkü bunda tecezzi ve inkısam vardır, kudret-i ezeliyede ise yoktur.

Ve keza külfet ve uğraşmak da yoktur. Çünkü kudret Sâni’in zatına zatîdir, arazî değildir. Acz, kudretine tahallül edemez. Kudretin bir lem’asına zerreler, şemsler mütesavidir. Büyük, küçükten ağır ve zahmetli değildir.

Ve keza hayat, vücud, nur gibi şeylerin zahir ve bâtınları şeffaf olduğundan icadları zamanında, vesait-i esbab altında kudretin tasarrufu görünür. Evet, hayatın vaziyetlerine ve derecelerine dikkat edilirse kudretin tasarrufu görünür.

Mesela, bir salkım üzümün yapılması için ince, camid bir dal ve bir cam parçasında şemsin timsalini tersim için küçük bir delikten ziyanın geçmesi ve bir evi tenvir için bir kibrit tavassut ediyor. Ve bu gibi basit esbab altında yapılan o azîm ve garib işlerde kudretin tasarrufu gündüz gibi görünmesi aşikârdır.