YİRMİ ALTINCI MEKTUP:
وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ اِنَّهُ هُوَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُ
sırrına dair “Hüccetü’l-Kur’an Ale’ş-şeytan ve Hizbihi” namıyla, iblisi ilzam ve ehl-i tuğyanı iskât eden gayet mühim bir mektubdur.
Bu mektubun dört mebhası var.
Birinci Mebhas: Şeytanın en müthiş hücumunu def’etmekle, şeytanı öyle bir surette ilzam eder ki içine girerek saklanıp vesvese edecek bir yer bırakmıyor. Ve o kadar kuvvetli delail-i akliye ile ve kat’î bürhanlarla şeytanı ve şeytanın şakirdlerini ilzam eder ki şeytan olmasa idiler imana gelecektiler.
Fakat maatteessüf şeytan-ı cin ve insin, gayet çirkin davalarını ve desiselerini bütün bütün iptal ve def’etmek için farazî bir surette onların çirkin fikirlerini zikredip öyle iptal ediyor. Mesela, der ki: “Eğer faraza dediğiniz gibi Kur’an kelâmullah olmazsa en âdi ve sahte bir kitap olurdu. Halbuki meydandaki âsârıyla göstermiş ki en âlî bir kitaptır.” İşte bu gibi farazî tabiratın, titreyerek yazılmasına mecburiyet hasıl olmuştur.
Şu mebhasın âhirinde, şeytanın Sure-i قٓ وَالْقُرْاٰنِ الْمَجٖيدِ in fesahat ve selasetine dair bir vesvese ve itirazını reddediyor.
İkinci Mebhas: Bir insanda, vazife ve ubudiyet ve zat itibarıyla üç şahsiyet bulunduğunu ve o şahsiyetlerin ahlâkı ve âsârı bazen birbirine muhalif olduğunu beyan eder.
Üçüncü Mebhas:
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُوا
âyetinin, hayat-ı içtimaiye-i beşeriyenin münasebatına dair gayet mühim bir sırrını ve insanlar, millet millet ve kabile kabile yaratılmasının mühim bir hikmetini Yedi Mesele ile tefsir ediyor.
Bu mebhas, milliyetçilere mühim bir tiryaktır. Bu zamanın en müthiş marazına gayet nâfi’ bir ilaçtır. Ve sahtekâr hamiyet-füruşların ve yalancı milliyet-perverlerin yüzlerindeki perdeyi açar, sahtekârlıklarını gösterir.