On Dokuzuncu Mektubun Beşinci ve Altıncı Nüktelerinin Fihristesidir:
Bu nükteler, umûr-u gaybiyeye dair hadîslerin birkaçını zikretmiştir. Hem Hazret-i Hasan (ra) ile Hazret-i Muaviye’nin (ra) muharebe ve musalahasını hem Hazret-i Ali (ra) ile Hazret-i Zübeyr’in (ra) muharebe edeceğini hem Ezvac-ı Tahirat’ın içinden birisinin mühim bir fitnenin başına geçeceğini hem Hazret-i Ali’nin (ra) kātilini haber vermiş.
Hem Hazret-i Hüseyin’in (ra) Kerbelâ’da katlini hem zatından (asm) sonra Âl-i Beyt’i, katl ve nefye maruz kalacaklarını hem Hazret-i Ali’nin (ra) hilafetinin tehirini hem hilafet ne için Âl-i Beyt-i Nebevî’de takarrur etmediğini hem asr-ı saadetin başına gelen o dehşetli fitnenin hikmetini hem ehl-i İslâm, umum devletlere galebe çalacaklarını hem Hazret-i Ebubekir (ra) ve Hazret-i Ömer’in (ra) mahiyet-i hilafetlerini hem müşrik Kureyş reislerinin nerede katlolunacaklarını hem bir ay uzun mesafede Mûte Harbi’nden aynen haber verdiğini hem Hazret-i Hasan’ın (ra) hilafetini hem Hazret-i Osman’ın (ra) Kur’an okurken şehit olacağını hem Devlet-i Abbasiye’yi hem Cengiz ve Hülâgu’yu hem İran’ın fethini hem Habeş Meliki’nin cenaze namazını, vefatından haberi olmadan aynı vakitte kıldığını bildirir.
Hem Hazret-i Fatıma’nın (r.anha) vefatını hem Ebu Zer’in (ra) yalnız bir dağda vefat edeceğini hem Ümm-ü Haram’ın Kıbrıs’ta vefat edeceğini hem yüz bin adamı öldüren Haccac-ı Zalim’i hem İstanbul’un fethini hem İmam-ı Ebu Hanife’yi (ra) hem İmam-ı Şafiî’yi (ra) hem ümmetinin yetmiş üç fırka olacağını hem Kaderiye taifesini hem Râfızîleri hem Hazret-i Ali’nin (ra) yüzünden insanlar iki kısım olacaklarını hem Fars ve Rum kızlarını hem Hayber Kalesi’nin fethini hem Hazret-i Ali (ra) ile Muaviye’nin harbini hem Hazret-i Ömer (ra) sağ kaldıkça fitnelerin zuhur etmeyeceğini hem Süheyl İbn-i Amr’ın (ra) mühim bir vazifesini hem Kisra’nın oğlu babasını öldürdüğünü aynı dakikada haber verdiğini hem Hâtıb’ın, Kureyş’e gizli mektub yazdığını hem Ebu Leheb’in oğlu Utbe’yi bir arslanın parçalamasına ettiği bedduasının kabul olup aynen çıktığını hem Bilâl-i Habeşî’nin (ra) ezan okuduğu zaman Kureyşîlerin gizli tenkit ettiklerini aynen haber verdiğini hem Hazret-i Abbas (ra) iman etmeden evvel onun gizli parasından haber verdiğini hem Hazret-i Peygamber’e (asm) bir