İçeriğe atla
Konferans
Üniversiteli bir Nur talebesinin beraetle neticelenen müdafaası · Sayfa 169

Anasına itaat etmeyen, babasına hürmeti olmayan, hocalarına isyan eden, cemiyete isyan eden, İlahî kanunlara isyan eden, Allah’a isyan eden, kendine isyan eden, ne yaptığını bilmeyen bir âsi gençlik meydana getirilmek isteniyor. Ve işte sinema köşelerinde kuyruk, sokak başlarında işsiz, kahve köşelerinde kumarbaz, mektepte başarısız! Gazetelerde yazarlara sermaye, haberlerde kaçak, cani, hırsız, ahlâksız ve kimsesiz… Ana ondan dert yanıcı, baba ondan şikayetçi, öğretmen ondan şikayetçi, polis ve hükûmet ondan şikayetçi; pedagoglar onlar için toplanır. Eğitim kongrelerinde birinci sandalyeye onun konusu oturtulur. Mütefekkirlerimiz onlar için kafa yorar, mürekkep harcar, kâğıtlar karalar. Fakat cemiyeti yiyip bitirmekte, anarşizmin korkunç girdaplarına sürüklemekte olan içtimaî verem gittikçe had safhaya girmekte; ikinci, derken üçüncü devreye vâsıl olmaktadır.

Biz bunun sebeplerini, müsebbiblerini ve ilacının ne olabileceğini düşünürken, bir İngiliz Müstemlekat Nâzırının Kur’an-ı Kerîm’i eline alarak “Bu Kur’an, Müslümanların elinde varken biz onlara hakiki hâkim olamayız. Ya bunun kaldırılmasına veya çürütülmesine çalışmalıyız.” sözünü hatırlıyoruz. Ve bu gazete haberi üzerine: “Kur’an’ın hakikatini neşredeceğim, onun nuruyla küfrün zulümatını dağıtıp