İçeriğe atla
İşârâtü'l-İ'câz
SURE-İ BAKARA · Sayfa 200

اُعِدَّتْ لِلْكَافِرٖينَ : Bu cümle فَاتَّقُوا ile اِنْ لَمْ تَفْعَلُوا cümleleri arasındaki lüzumu izah eder ve kararlaştırır. Yani şu ateş azabı, Kur’an’a imtisal etmeyen kâfirlere hazırlanmıştır. Hem bu ateş, tufan vesair musibetler gibi iyi kötü bütün insanlara şâmil musibetlerden değildir. Ancak bu musibeti celbeden, küfürdür. Bu beladan kurtuluş çaresi ancak Kur’an-ı Kerîm’e imtisaldir.

Mazi sîgasıyla zikredilen اُعِدَّتْ kelimesi, cehennemin el-ân mahluk ve mevcud olup Ehl-i İtizal’in bilâhare vücuda geleceğine zehabları gibi olmadığına işarettir.

Ey arkadaş! Ateş unsuru, kâinatın bütün kısımlarını istila etmiş pek büyük bir unsurdur. Bir damar gibi kâinatın yaratılışından başlayarak her tarafa dal budak salıp gelen şu şecere-i nâriyeye nazar-ı hikmetle dikkat edilirse bu şecerenin başında yani sonunda büyük bir meyvenin bulunduğu anlaşılır. Evet, toprağın içinde büyük ve uzun bir damarı gören adam, o damarın başında kavun gibi bir meyvenin bulunduğunu zannetmesi gibi, âlemin her tarafında damarları bulunan şu şecere-i nâriyenin de cehennem gibi bir meyvesinin bulunduğuna bi’l-hads yani sürat-i intikal ile hükmedebilir.

Sual: Cehennem şimdi mevcud olduğu takdirde, yeri nerededir?

Cevap: Biz Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat el-ân cehennemin vücuduna itikad ediyoruz amma yerini tayin edemiyoruz.

Sual: Bazı hadîslerin zahirine göre cehennem, tahte’l-arzdır yani yerin altındadır. Ve keza bir hadîse nazaran, cehennem ateşinin dünya ateşinden iki yüz derece fazla harareti vardır. Bu noktaların izahı?

Cevap: Kürenin tahtı merkezinden ibarettir. Buna binaen arzın tahtı merkezidir. Nazariyat-ı hikemiyece sabit olduğu vecihle, arzın merkezinde harareti iki yüz bin dereceye bâliğ bir ateş vardır. Çünkü her otuz üç zira’ derinliğinde tahminen bir derece hararet artar. Buna binaen merkeze kadar iki yüz bin dereceli bir hararet meydana gelir. İşte bu nazariyeye, mezkûr hadîsin meali mutabık gelir. Buna binaen küre-i arzın merkezinde bulunan iki yüz bin derece hararetli bir ateş, cehenneme bir çekirdek hükmünde olup kıyamette kabuğu hükmünde bulunan tabaka-i türabiyeyi çatlatıp