İçeriğe atla
Hakikat Nurları
Yirminci Mektup · Sayfa 44

(Tasdik-i Gaybî mecmuasından bir mektub)

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Size dört meseleyi beyan etmek kalbime ihtar edildi:

Birincisi: Hem lisan-ı kāl hem lisan-ı hal ile ve başka tezahüratlarla sorulan bir suale cevaptır.

Deniliyor ki: Madem Risale-i Nur hem kerametlidir hem tarîkatlardan ziyade iman hakikatlerinin inkişafında terakki veriyor ve sadık şakirdleri kısmen bir cihette velayet derecesindedirler. Neden evliyalar gibi manevî zevkler ve keşfiyatlara ve maddî kerametlere mazhariyetleri görülmüyor hem onun talebeleri de öyle şeyler aramıyorlar? Bunun hikmeti nedir?

Elcevap: Evvela sebebi, sırr-ı ihlastır. Çünkü dünyada muvakkat zevkler, kerametler