Mesnevî-i Nuriye’nin Beşinci Risalesi
El-Hubab
Biri Türkçe diğeri Arapça iki zeyli olan bu çok mühim risale, Üstadımızın Hutuvat-ı Sitte’yi neşri münasebetiyle taltif için Ankara’ya çağrıldığında, Ankara’da İslâm ordusunun Yunan’a galebesinden neşe alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içine gayet müthiş bir zındıka fikri girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasane çalıştığını gördüğü hengâmda telif ettiği iki eserden birisidir.
Bu risalenin başında bulunan salât ü selâm çok ehemmiyetlidir. Bu Mesnevî-i Nuriye’nin fevkalâde olan ve hiçbir eserde rastlanmayan bir hususiyeti de bir parmağın hareketiyle birkaç makineyi birden çalıştırmak gibi gayet belâgatlı bir beyan tarzına sahip oluşudur. Sâbıkan zikredildiği gibi bu muazzam mecmuada hem zikir hem iman hem tefekkür hem ilmi bir arada bulmak daima mümkündür. Mesela, salât ü selâmı yalnız zikir olarak dercetmiyor. Aynı zamanda onda bir iman inkişafı, aynı zamanda bir ilim, aynı zamanda mü’min-i musallîyi evham ve şübehattan kurtaran hakikatleri serdederek lâekall üç mana mertebesini beyan ediyor.
Bu hârika risale mühim bir “i’lem”inde, medeni mü’min ile medeni kâfirin suret ve sîret ve zahir ve bâtın farklarını gayet beliğ bir tarzda beyan ediyor. Ve neticede bu farkı körlere de göstermek için diyor ki: “Eğer istersen hayalinle Nurşin karyesindeki Seyda’nın meclisine git bak: Orada fukara kıyafetinde melikler, padişahlar ve insan elbisesinde melaikeleri bir sohbet-i kudsiyede göreceksin. Sonra Paris’e git ve en büyük localarına gir, göreceksin ki akrepler insan libası giymişler ve ifritler adam suretini almışlar… ilâ âhir” diyerek daha başka cihetteki farklarını Lemaat ve Sünuhat’a havale eder.
Başka bir “i’lem”de, Risale-i Nur’da Yirmi Yedinci Söz namını alan İçtihad Risalesi’ni dört sahifede hülâsa ediyor.
Hubab’ın Birinci Zeyli: Farisî bir münâcatla başlar. Bu münâcatın Türkçesi, Yedinci Rica’da ve On Yedinci Söz’ün zeylinde vardır.
Üstadımız hiç Farisî tahsil etmediği halde o kadar mükemmel Farisî bir lisan ile telif edilmiştir ki o zamanki Afgan Sefiri bu eseri takdir hisleri içerisinde Afganistan’a göndermiştir.