On Beşincisi: Rivayet-i hadîste bir kısım tafsilatı bulunan ve Kur’an’da icmalen bahsi geçen Ye’cüc-Me’cüc hakkında olup, bu hadîs müteşabih olan hadîslerden sayılmasıyla manası hem tevil hem tabir ile bilindiği ve onlar acayib-i seb’a-i âlemden olan Sedd-i Çin’e yakın, mukaddesatı tanımayan, anarşist Mançur ve Moğol ve bir kısım Kırgız ve Tatar kabileleri olduğu bildirilmiş.
On Altıncısı: İsa aleyhisselâm fevkalâde büyük ve minareden daha yüksek bir azamet ve heykelde bulunan Deccal’ı öldürdüğü vakit kendisi Deccal’a nisbeten çok küçük bulunmasıdır. Bu hadîs-i şerifin meali Deccal’ın şahs-ı manevîsi ile hakiki Din-i İsevînin şahs-ı manevîsi olarak tefsir edilmiş.
On Yedincisi: Deccal çıktığı gün bütün dünya işitir. Kırk günde dünyayı gezer. Fevkalâde bir eşeği vardır.
On Sekizincisi: “Ümmetim istikametle giderse ona bir gün var. Eğer istikametten ayrılsa ona yarım gün var.” diye vârid olan ve çok medar-ı bahsolmuş olan bu hadîs-i şerife, âhiret günlerinin bir günü dünyanın 1000 senesi olması cihetiyle İslâmiyet’in yeryüzünde 1000 sene galibane devam edeceğiyle mana verilmiştir ki, 500 sene Abbasîlerin sonuna kadar, 500 sene de Osmanlıların sonuna kadar devam etmekle 1000 sene tamam olmuş. Hem Abbasîlerin hem Osmanlıların siyasiyyunları istikameti tam muhafaza edemedikleri için her ikisi de 500 sene sonunda kendi vefatlarıyla bu hadîs-i şerifin mealini tasdik etmişlerdir, diye tefsir edilmiş.
On Dokuzuncusu: Âhirzaman alâmetlerinden olup Âl-i Beyt-i Nebevîden çıkacak olan Hazret-i Mehdi radıyallahu anh hakkında ayrı ayrı rivayetler var. Bu rivayatın tevili ile beraber büyük Mehdi’nin dört ehemmiyetli vazifesini ve daha evvel gelip geçen küçük Mehdiler büyük Mehdi’nin bir kısım vazifelerini bir cihette icra ettiklerini ve Âl-i Beyt kadar şeriat-ı Muhammediyeyi (asm) ve hakaik-i Kur’aniyeyi ve sünnet-i Ahmediyeyi (asm) ihya ve ilan ve icra eden hiçbir nesil olmadığı gibi, büyük Mehdi’nin Âl-i Beyt’e mensup kumandanların başında İslâmiyet’in kemal-i adaletini ve hakkaniyetini dünyaya gösterecek âhirzamanda gelen başkumandanları olduğunu bildirmektedir.
Yirmincisi: Güneşin mağribden çıkacağı ihbar edilmiş. Hem zeminden zuhur edecek dabbetü’l-arz, garib tabir ile tefsir edilmiştir.