Şu âyet ahkâm-ı zahiresiyle şeriat-ı garra-i Ahmediyenin (asm) taharete müteallik bir meselesini beyan etmekte olup, makam-ı cifrîsi de bid’at ve dalaletin hemen tekemmül etmekte olduğu 1357 tarihine tevafuk ile kemalin zevali sırrına mazhariyetle beraber şimdiye kadar ne görülmüş ne işitilmiş ne bilinmiş (tabir hata değilse) bâkir bir manasını yâr u ağyarın bilâ-itiraz şu zamanda itiraf edecekleri ve kat’iyen inkâra mahal bulamayacakları gayet hikmettar ve kıymettar bir mahz-ı hakikat olarak çok ehemmiyetli şu asrın bir vechini açar. Ve gayet merak-âver olmakla mütalaaya lâyık ve sezadır. Hem şu devirde bir cihette mana-yı işarîyle nazar-ı Kur’an Risale-i Nur’a tam bakar gibidir. Demek mübalağa değildir, belki hak ve ayn-ı hakikattir.
Dördüncüsü:Beşinci mertebedeki
اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْشٖى بِهٖ فِى النَّاسِ
âyetidir ki pek zahir bir işaretle hem cifir hem manaca Risale-i Nur’a ve tercümanına bakar.
Beşincisi:Birinci Mertebedeki Âyetü’n-Nur olan
مَثَلُ نُورِهٖ كَمِشْكٰوةٍ فٖيهَا مِصْبَاحٌ اَلْمِصْبَاحُ فٖى زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ... الخ
ki cifrî ve mana cihetinde on vecihle Risale-i Nur’a bakar ve baktırır.
Diğer üç dört âyet de Risale-i Nur’un sadık şakirdleri ehl-i cennet olacaklarını ve imanlarını kurtaracaklarını ve imanla kabre gireceklerini müjdeli işaret veriyorlar.
Bu Birinci Şuâ Risalesi bir derece setredilmesi ve izhar edilmemesi tavsiye edildiğinden, bu kısacık numune ile iktifa edildi.
M.Sabri
رَحْمَةُ اللهِ عَلَيْهِ