Altıncı Bab:
وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظٖيمِ
kelime-i kudsiyesinin füyuzatına otuz bir vecihle ilticaat-ı zaruriyeden muhtasar bir vechinin fehmedebildiğim cümleleri:
“Yâ İlahî! Nihayetsiz fakrım ve aczim, zerreden zayıf ihtiyarım ve iktidarım, dakika gibi ömrüm, kısa şuurum, kasîr hayatım, gayet harîs ve âfil kalbim, istinadsız kabir tarafına seyelanım seri bir surette acz ve zaafımla iktidar ve ihtiyarımdan feragat ve teberri ve senin havl ve kuvvetine sığınıp iltica ediyorum. Beni gaflet ve dalalette bırakma. Acz ve fakrıma rahmet eyle. Kalbim müteellim, ömrüm zayi oldu. Sabrım yok, fikrim mağmum. Sen Âlimü’s-sırrı ve’l-hafiyyat’sın, Allâmü’l-guyub’sun, Gaffarü’z-zünub’sun. İhvanımla maan gumum ve hümumumu sürur u hubura tebdil eyle, usrümü yüsre tahvil eyle!” gibi beşerin fıtraten Hâlık-ı Kerim ve Rabb-i Rahîm’ine ne derece muhtaç olduğuna bir numune olup, sair otuz vecihle tazarruat ve niyazatın bi’l-kıyas anlaşılacağı aşikâr olup şu Bab-ı Sâdis’in ihsanı vâsi bir hazine-i rahmet olduğu muhtac-ı izah değildir.
Yedinci Bab: Dokuz noktadır:
Birinci Nokta: Cihat-ı sitteye ârız olan zulmet, yeis ve füturu izale eder. Şöyle ki: Sağ cihet mazidir. Dalalet gözüyle bakılsa mezar-ı ekber görünür. Halbuki sırr-ı iman ile zulmet zayi olur, münevver bir meclise inkılab eder. Sol taraf ki müstakbeldir. Sureten muzlim ve muvahhiştir, kabre nâzırdır. Nur-u iman ile ziyafet-i Rahmaniyenin güzergâhı olan cinan-ı müzeyyeneye intikal eder. Üst taraf ki âlem-i semavattır. Felsefe nazarında tevahhuş ve tedehhüşü mûcib iken, nur-u iman ile insana karşı güler yüzlü, taravetli, halâvetli, nevvar lem’alarla şefaat-bahş ruhanîler ve nuraniler makamı ve dest-i teavünü uzatan ferişteler makarrıdır. Alt taraf ki zemindir. Bu dahi felsefe-i dâlle indinde vahşet verir, zira bütün mahlukat ve bilhassa insan hemcinslerinin zahiren zeminde çürümekte olduğunu hisseder. Nur-u iman ile bakılırsa enva-ı lezaiz ve mat’umatla memlû ve mücehhez ve zîruha musahhar çok mühim bir sefine-i İlahiye olduğunu, hem bera-yı seyahat o gemiye gelen nev-i beşeri ve cins-i hayvanı alıp gezdirip, bâki bir menzile azimet için teshir edilmiş bir konak mahalli olduğu fehmedilir. Karşı taraf