İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 144

Birinci Mertebe: وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖى لَمْ يَتَّخِذْ... الخ âyet-i celilesiyle ibtidar edip zerrattan seyyarata, ferşten arşa, semavattan teşahhusata kadar bu mertebede icmalen, meratib-i sairede tafsilen bilumum mevcudat ile vücub-u vücud ve vahdet-i Bâri’yi güneş gibi celî bir surette ispat ve şirkin binler derece mümteni ve muhaliyetini delail-i akliye ve nakliye ve berahin-i şuhudiye ve sübutiye ile gösterip muannidleri bile iskât ile insaf ve imana getirecek bir mahiyettedir.

İkinci Mertebe: Cenab-ı Hak celle ve alâ Hazretlerinin azamet ve kibriyasını اَللهُ اَكْبَرُ lafza-i Celal’inin câmi’ bulunduğu kudret-i kâmilenin tezahüratı Hallak, Alîm, Sâni’, Hakîm, Rahman, Rahîm gibi esma-i celile-i muhitanın tecelliyat-ı şamilesiyle hayvanat ve nebatat üzerindeki ihsanat-ı marufe-i Rabbaniye ve Rezzakiye ve onlardaki hayret-bahş hilkat-i acibe ve sanat-ı garibe ve gözleri kamaştıran ve akılları hayran eden müzeyyenat ve münakkaşat ve daha lâyüad ve lâyuhsa sanayi-i Rabbaniye delail-i kat’iye ile serdedilip Cenab-ı Hallak-ı A’zam Hazretlerinin vücub-u vücud ve vahdetini ilan ve ispat eder.

Üçüncü Mertebe: اَللهُ اَكْبَرُ lafza-i Celal’inin mukteziyat-ı sairesinden

مُقَدِّرُ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ ۞ مُصَوِّرُ الْكَرٖيمُ اللَّطٖيفُ ۞ مُزَيِّنُ الْمُنْعِمُ الْوَدُودُ

gibi esma-i celile-i muhitasının âlem üzerindeki tecelliyat-ı hayret-fezasını misilsiz bir izah, nazirsiz bir ispat ile tasvir ve tefhim edip cüz’î bir çiçeği, hasnâ bir kadını nazara havale eder. Bu mertebenin irae etmekte olduğu esma-i celile ve fevaid-i münifeyi muntazaman safahatıyla nazargâh-ı âmmeye açar. فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُولِى الْاَبْصَارِ der.

Dördüncü Mertebe: Cenab-ı Vâcibü’l-vücud ve Feyyazu’l-Hayri ve’l-Cûd Hazretlerinin اَللهُ اَكْبَرُ ism-i celilinin El-Adlü’l-Âdilü’l-Hakemü’l-Hâkimü’l-Hakîmü’l-Ezelî esma-i mütecelliyesinin müştemilatını izhar ve şecere-i kâinatı inayet ve rahmetiyle kavanin-i