DÖRDÜNCÜ LEM’A OLAN DÖRDÜNCÜ RİSALE:
MİNHACÜ’S-SÜNNE namında gayet mühim bir risaledir. Ehl-i Şîa ve Ehl-i Sünnet mabeyninde en mühim bir mesele-i ihtilafiye olan mesele-i imameti gayet vâzıh ve kat’î bir surette hall ü fasleder.
لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزٖيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرٖيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنٖينَ رَؤُفٌ رَحٖيمٌ ۞ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظٖيمِ ۞ قُلْ لَٓا اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبٰى
âyât-ı azîmenin çok hakaik-i azîmesinden iki büyük hakikatini dört nükte ile tefsir ediyor. Bu risale, Ehl-i Sünnet ve Cemaat’e hem Alevîlere gayet kıymettar ve menfaattardır, hakikaten Minhacü’s-Sünne’dir. Sünnet-i seniyenin yolunu, o meselede tam beyan eder.
BEŞİNCİ LEM’A OLAN BEŞİNCİ RİSALE:
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكٖيلُ âyetinin gayet mühim bir hakikatini on beş mertebe ile beyan edecek bir risale olacaktı. Fakat hakikat ve ilimden ziyade, zikir ve tefekkür ile münasebettar olduğundan şimdilik tehir edildi. Çendan On Birinci Lem’a olan “Mirkatü’s-Sünneti ve Tiryaku Marazı’l-Bid’a” namındaki gayet mühim bir risale Beşinci Lem’a namıyla bidayeten yazılmıştı. Fakat o risale, on bir nükte-i mühimmeye inkısam ettiğinden On Birinci Lem’a’ya girdi. Beşinci Lem’a açıkta kaldı.