İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
On Beşinci Lem’a · Sayfa 46

söylenmiş gibi telakki ederek, “Biz eğer söylese idik, böyle söyleyecektik. Bu fıkralar bizimdir.” deyip ayrı fıkra yazmamışlar. Hattâ bu cihette her birisi diyebilir: “Yirmi Yedinci Mektub’un fıkraları çoğu benimdir. Çünkü benim düşündüklerimi diyorlar. Eğer ben diyebilse idim, öyle diyecektim.”

Her bir fıkranın ayrı ayrı birer meziyeti olmakla beraber, bu Mektub’a girdikçe hususiyetten çıkıp sair arkadaşları dahi hissedar eder. Fıkralar samimi, hâlis yazıldıkları için tesirini kaybetmiyor. Muvakkat mektub olmayarak ve daimî yaşayacak hakikatleri tazammun ettiklerinden, okumaları her vakit lezzetli ve menfaatli oluyor. Fıkraların çok cihetlerle meziyetleri ve faydaları vardır.

Yalnız bir cihet var ki beni düşündürüyor: O fıkralarda kısmen haddimden çok ziyade bana hisse veriyorlar. Ben itiraf ediyorum ki ona lâyık değilim. Sükût ile kabul gösterdiğimin sebebi: Kardeşlerimin kendi üstadları hakkındaki hüsn-ü zanları şevklerine bir vesile olduğundan neşelerini kaçırmamak ve üstadlarına verdikleri şeref dahi hakikat noktasında esrar-ı Kur’aniyeye ait olduğunu düşünmektir.

Elhasıl: Şu Yirmi Yedinci Mektub’u okuyan, çok tatlı hakikatleri şirin bir tarzda mütalaa eder, usançsız istifadeleri olur.

YİRMİ SEKİZİNCİ MEKTUB:

Sekiz Mesele namıyla sekiz risaledir.

Birinci Risale:

Rüya-yı sadıkanın hakikatini ve faydasını, gayet güzel ve hakikatli yedi nükte ile beyan ediyor. Bu risale hem kıymettardır hem merak-âverdir.

İkinci Mesele Olan İkinci Risale:

“Hazret-i Musa aleyhisselâm, Hazret-i Azrail aleyhisselâmın gözüne tokat vurmuş.” mealindeki bir hadîse dair ehemmiyetli bir münakaşayı kökünden kaldırır ve bu nevi hadîslere mülhidler tarafından gelen itirazata bir set çeker. Bu risale küçüktür fakat merak-âverdir.