İstanbul’un fethini hem İmam-ı Ebu Hanife’yi (ra) hem İmam-ı Şafiî’yi (ra) hem ümmetinin yetmiş üç fırka olacağını hem Kaderiye taifesini hem Râfızîleri hem Hazret-i Ali’nin (ra) yüzünden insanlar iki kısım olacaklarını hem Fars ve Rum kızlarını hem Hayber Kalesi’nin fethini hem Hazret-i Ali ile Muaviye’nin harbini hem Hazret-i Ömer (ra) sağ kaldıkça fitnelerin zuhur etmeyeceğini hem Süheyl İbn-i Amr’ın (ra) mühim bir vazifesini hem Kisra’nın oğlu babasını öldürdüğünü aynı dakikada haber verdiğini hem Hâtıb’ın, Kureyş’e gizli mektub yazdığını hem Ebu Leheb’in oğlu Utbe’yi bir arslanın parçalamasına ettiği bedduasının kabul olup aynen çıktığını hem Bilâl-i Habeşî’nin (ra) ezan okuduğu zaman Kureyşîlerin gizli tenkit ettiklerini aynen haber verdiğini hem Hazret-i Abbas (ra) iman etmeden evvel onun gizli parasından haber verdiğini hem Hazret-i Peygamber’e (asm) bir Yahudi’nin sihir ettiğini hem sahabe meclisinde birinin irtidad edeceğini hem Hazret-i Peygamber’in (asm) katlini niyet edenlerin iman ettiklerini hem müşriklerin Kâbe duvarındaki yazılarını kurtların yediğini ve yalnız o yazılar içindeki Allah isimlerini yemediklerini hem Beytü’l-Makdis’in fethinde büyük bir taun çıkacağını hem Yezid ve Velid gibi şerir reisleri haber verdiğini hem “Bundan sonra onlar bize değil, biz onlara hücum edeceğiz.” diye haber verdiğini ve bunlar gibi çok ihbarat-ı gaybiye bu iki nüktede beyan edilmiştir.
YİRMİNCİ MEKTUB:
فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
âyetinin en mühim bir hakikatini bildiren ve
لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرٖيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيٖى وَيُمٖيتُ
وَهُوَ حَىٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ وَاِلَيْهِ الْمَصٖيرُ
kelâmının on bir kelimesinde on bir beşaret ve on bir bürhan-ı kat’î bulunduğuna dair bir mektubdur.
Elhak meratib-i tevhid-i hakikinin hakkında bu mektub bir kibrit-i ahmerdir ve bir iksir-i a’zamdır. O derece parlak ve o mertebede