İçeriğe atla
Emirdağ Lâhikası 1
Ahmed yaratılmış o büyük nur-u Ehad’den... · Sayfa 118

Ecdad-ı izamın o büyük ruhları küskün

Zira ne küfürler okunur onlara her gün

Yağmıştı o gün âh ne kederler ne elemler

Âciz onu hep yazmaya, eller ve kalemler

Binlerce yetimin yıkılan kalbini sen yap

Affet yeter artık, o Habib aşkına yâ Rab!

Derken yeter artık, bizi affet güzel Allah

Sarsıldı cihan, öldü de bir gümgüme nâgâh

Buz parçası halinde bulut, bir yere düşmüş

Erkek ve kadın hepsi de ol semte üşüşmüş

Ol nurdan gelen Risalei’n-Nur

Hallak-ı Rahîm eyledi mahlukunu mesrur

Zulmet dağılıp başladı bir yepyeni gündüz

Bir neşe duyup sustu biraz ağlayan o göz

Bir dem bile düşmezken onun âhı dilinden

Kurtuldu, yazık dertli beşer derdin elinden

Ol taze güneş, ülkeye serptikçe ışıklar

Hep şâd olacak, şevk bulacak kalbi kırıklar

Her kalbe sürur, her göze nur doldu bu günden

Bir müjde verir sanki o bir şanlı düğünden

Arz eyleyelim ol yüce Allah’a şükürler

Kalkar bu kahr u cehl ve dalal, şirk ve küfürler

Ol nur-u hüda saldı ziya, kalbe safa hem

Gösterdi beka, göçtü fena, buldu vefa hem

Çıkmıştı şakî, geldi nakî, gördü adâvet

Eylerdi nefiy, oldu hafî nur-u hidayet

Allah’a şükür, kalkmada hep cümle karanlık

Allah’a şükür, dolmada hep kalbe ferahlık